
Hoş Geldiniz
Son yazılar
KALBİN ELLERİ
Akşam yemeğinden sonra evden sessizce ayrıldı. Apartmanın kapısından adımını atar atmaz kendini sokağın yokuşuna bıraktı. Üsküdar’ın birçok sokağı yokuştur. Evden her çıkış onun için bir nefesti ve her adımı da bir zikirdi sanki. Çarşıya gidiyordu. Önce, şehir gürültüsüne rağmen çok sessiz olan Bülbülderesi Mezarlığı’nı, diğer adıyla Selanikliler Mezarlığı’nı selamladı. Sonra ana caddeye geçmeden, ona paralel…
HAYAT PERONLARI
Marmaray istasyonunun yürüyen merdiven hizasındaki peronda bekliyordu. Orada durmayı severdi; insanlar yönünü sorar, Gebze’ye mi öğrenmek isterdi. Solunda iki ergen şakalaşıyordu. Kardeş oldukları belliydi; büyüğü küçüğünü sırıtarak kızdırıyor, o ise gülümseyerek karşılık veriyordu. Bakışlarını onlardan ayıramadı. İki çocuğunu birkaç aydır görmüyordu ve çok özlemişti. Çocuklara bakarken birden geçmişin acısı gözlerine doldu. Bakışlarını, hemen başka bir…
SEVMEYİ SEVEN
Spor salonundan çıktığında sabahın serinliği yüzüne çarptı. Nemli saçlarında dolaşan soğuk rüzgâr, ince bir ürperti bıraktı teninde. Firari bir gözyaşını söndürmek için bir sigara yaktı. Kulaklığında Nirvana’dan bir şarkı vardı. Üzgündü. Ve kızgındı. Vazgeçilebilir biri olmak… Bu nasıl olabilirdi? Bu kavram iş dünyasında geçerliydi belki; ama özel hayatta? Sonra hatırladı. Geçmişte de değer verdiği insanlar…
Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.